
Karbon Yönetiminde Yeni Dönem: ETS
Dünya, iklim krizine karşı mücadelede yeni ekonomik araçlar geliştiriyor. Bunlardan en etkili olanlardan biri olan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), şirketlerin veya sektörlerin saldığı karbon emisyonlarını sınırlayarak düşük karbonlu üretimi teşvik etmeyi ve bu sınırın üzerinde emisyon üretenlerin ekstra maliyetler ödemesini sağlayan piyasa bazlı bir mekanizmadır. “Kirleten öder” prensibine dayanır ve şu şekilde işler:
- Emisyon Üst Limiti (Cap): Devlet veya düzenleyici kurumlar, belirli bir sektör ya da ülke için yıllık emisyon miktarına bir üst sınır koyar.
- Karbon Kredileri (Allowances): Şirketlere belirlenen üst limite göre belirli miktarda emisyon hakkı (karbon kredisi) tahsis edilir.
- Ticaret (Trade): Emisyon sınırını aşan şirketler, fazla emisyon hakkı olan şirketlerden karbon kredisi satın alabilir. Böylece toplam emisyon miktarı kontrol altında tutulur.
ETS ve Avrupa Yeşil Mutabakatı
ETS, Avrupa Komisyonu’nun Fit for 55 paketi kapsamında revize edilerek daha sıkı karbon düzenlemeleriyle genişletildi. 2030 yılına kadar net sera gazı emisyonlarını %55 oranında azaltma hedefi, emisyon ticaret sisteminin etkinliğini artırmayı amaçlamaktadır.
İş Dünyasında Yeni Dengeler
- Düşük Karbon Yatırımları Teşvik Ediliyor
Yıllık emisyon kısıtlamalarının giderek sıkılaşması, şirketleri daha temiz üretim teknolojilerine yatırım yapmaya yönlendiriyor. - Karbon Sızıntısı ve Rekabet Dengesi
Bazı şirketler, karbon düzenlemelerinden kaçınmak için üretimlerini daha gevşek düzenlemelere sahip ülkelere kaydırıyor. SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) ile bu riskin azaltılması ve adil rekabet ortamının sağlanması hedefleniyor. - Karbon Ücretlendirmesi ile Çevresel Maliyetler Yansıtılıyor
Şirketler, karbon salım maliyetlerini ürün ve hizmet fiyatlarına yansıtmak zorunda kalıyor. Bu da tüketicileri ve endüstriyi daha düşük karbonlu alternatiflere yönlendirmeyi sağlıyor.
Küresel Piyasalar İçin Karbon Yönetiminin Geleceği
ETS, 2005 yılında AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) ile başladı. Bugün, Almanya, Fransa, İngiltere, ABD, Japonya ve Avusturya dahil olmak üzere birçok ülke kendi ETS sistemlerini oluşturmuş durumda. 2020 itibarıyla ise küresel çapta emisyon ticaret sistemlerinin kapsamı giderek genişliyor.
Gelecekte ETS’nin, sürdürülebilir kalkınma ve düşük karbon ekonomisine geçişi hızlandıran bir politika aracı olarak daha geniş sektörlere yayılması bekleniyor. Şirketler için erken adaptasyon, rekabet avantajı sağlarken, karbon maliyetlerini düşürme fırsatı sunacak.
Emisyon Ticaret Sistemi, sadece karbon salımını düzenlemekle kalmayıp şirketleri yeşil dönüşüme teşvik eden kritik bir mekanizma olmaya devam ediyor. Düşük karbon ekonomisine geçişte başarılı olmak isteyen işletmeler için ETS’ye uyum sağlamak, rekabetin ve sürdürülebilir büyümenin anahtarı olacak.

COP 29’da Kırılgan Bir Gerçek: İklim Finansmanı, Çözümün Önündeki En Büyük Engel

Dijital Ürün Pasaportu (DPP): Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomiye Adım Atmak

ECOVADIS İle Şirketinizin Sürdürülebilirlik Değerlerini Madalyalandırın!

Responsible® Programı: İş Dünyasının Yeşil Dönüşümüne Yön Veren Bir Rehber

Şirketler İçin Sürdürülebilirlik: İmaj mı, Zorunluluk mu?

Sürdürülebilirlik ve Rekabet: Geleceğin İş Modeli

TCFD ve TNFD: İş Dünyasının Yeni Standartları
