Sürdürülebilirlik: Geleceğin Stratejik Yol Haritası

Sürdürülebilirlik, işletmeler için uzun vadeli başarı ve toplumsal katkı açısından stratejik bir gereklilik olup, ESG performanslarının ölçülmesini ve raporlanmasını zorunlu kılar.

Sürdürülebilirlik Raporlamaları 2

Sürdürülebilirlik raporlaması, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini belirlemeleri, çevresel ve sosyal etkilerini ölçmeleri ve kurumsal yönetişim standartlarını geliştirmeleri için kritik bir süreçtir. Günümüz iş dünyasında sadece finansal başarı yeterli görülmemekte, şirketlerin etik ve sürdürülebilirlik odaklı bir yaklaşıma sahip olmaları beklenmektedir. Sürdürülebilirlik raporlaması, bu beklentileri karşılamak için işletmelere somut bir yol haritası sunar ve şirketlerin hem mevcut hem de gelecekteki operasyonel risklerini yönetmelerine yardımcı olur. 

Sürdürülebilirlik Raporlamasının Önemi

  • Yatırımcı Güveni ve Finansal Dayanıklılık

    Sürdürebilirlik raporlaması, yatırımcıların şirketlerin uzun vadeli sürdürülebilirliğini değerlendirmesine olanak tanır. Sorumlu yatırımcılar, sürdürülebilirlik performansı güçlü olan şirketleri tercih ederek uzun vadeli finansal destek sunar.

  • Yasal Uyumluluk ve Regülasyonlara Uyum

    Çevresel ve sosyal regülasyonlar giderek daha katı hale gelmektedir. ESG raporlaması, şirketlerin mevcut ve gelecekteki yasal düzenlemelere uyum sağlamalarına yardımcı olur, böylece hukuki riskleri en aza indirir.

  • Kurumsal İtibar ve Marka Değeri

    Tüketiciler ve iş ortakları, sürdürülebilirlik ve etik iş anlayışına sahip şirketlerle çalışmayı tercih etmektedir. Şirketlerin ESG performanslarını şeffaf bir şekilde paylaşması, marka değerini artırarak rekabet avantajı sağlar.

  • Risk Yönetimi ve Operasyonel Verimlilik

    ESG odaklı süreçler, şirketlerin iş yapış şekillerini optimize ederek enerji tüketimi, karbon salınımı ve atık yönetimi gibi alanlarda maliyetleri azaltmalarını sağlar. Aynı zamanda, tedarik zinciri yönetiminden çalışan politikalarına kadar geniş bir yelpazede riskleri minimize etmeye yardımcı olur.

  • Paydaş İlişkileri ve Sosyal Sorumluluk

    Şirketler, ESG kriterlerine uygun politikalar geliştirerek çalışan memnuniyetini artırabilir, toplumsal projelere daha etkin katılım sağlayabilir ve genel olarak paydaşlarıyla daha güçlü ilişkiler kurabilir.

Sürdürülebilirlik Raporlamaları 3

Gelişen global standartlara ve yerel düzenlemelere uygun stratejiler geliştiriyor, sürdürülebilirlik hedeflerinize ulaşmanız için size rehberlik ediyoruz. ESG odaklı raporlamalar, yalnızca çevresel ve sosyal sorumluluğunuzu yerine getirmekle kalmaz, aynı zamanda uzun vadeli büyümenizi güçlendirecek stratejik bir avantaj sağlar.

Ulusal ve Uluslararası Raporlama Standartları

GRI (Global Reporting Initiative), TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standardı) ve CSRD (Corporate Sustainability Reporting Directive) gibi uluslararası ve ulusal standartlar, şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını ölçmeleri, izlemeleri ve raporlamaları için bir çerçeve sunar. Bu standartlar, şirketlerin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik planlarını ortaya koymaları, sosyal fayda yaratma kapasitelerini göstermeleri ve yönetişim uygulamalarındaki şeffaflıklarını güçlendirmeleri için önemli bir temel oluşturur. Daha detaylı bilgi için aşağıda bulunan ilgili linklerden raporlama standartlarına ulaşabilirsiniz.

GRI (Global Reporting Initiative)

Global Reporting Initiative (GRI), şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını uluslararası bir çerçevede tanımlamalarını ve şeffaf bir şekilde raporlamalarını sağlayan, dünyanın en yaygın kullanılan sürdürülebilirlik raporlama standartlarını sunar. GRI Standartları, işletmelere çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarındaki etkilerini analiz etme ve paydaşlarla paylaşma konusunda küresel olarak tanınmış, tutarlı, karşılaştırılabilir ve uygulanabilir bir çerçeve sunar. Bu standartlar, sektör bağımsız yapısı sayesinde her sektör için esneklik sağlar ve farklı sektörlerdeki kuruluşların karbon ayak izi, enerji tüketimi, atık yönetimi gibi çevresel göstergelerden, insan hakları ve çalışan memnuniyeti gibi sosyal konulara kadar geniş bir yelpazede raporlama yapmasına olanak tanır.

GRI, sürdürülebilirlik raporlaması için yapı taşları oluşturarak şirketlerin performanslarını izleyerek yönetmelerine, stratejik karar alma süreçlerini güçlendirmelerine yardımcı olur. Dünya çapında binlerce kuruluş tarafından güvenle kullanılan bu standartlar hem yasal uyum sağlamak hem de uluslararası piyasalarda rekabet avantajı elde etmek için ideal bir araçtır.

TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standardı)

Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından geliştirilmiş olup, işletmelerin sürdürülebilirlik ve iklimle ilgili risk ve fırsatlarını ele alarak raporlamalarını zorunlu kılan bir düzenlemedir. Bu standartlar, işletmelerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) konularında şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda raporlama yapmasını amaçlar.

KGK, TSRS’nin oluşturulmasında, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Vakfı (IFRS) bünyesindeki Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB) tarafından yayımlanan standartları temel almıştır. TSRS, bu yaklaşım sayesinde uluslararası uyum sağlayarak, Türkiye'deki işletmelerin küresel raporlama standartlarına entegre olmasını ve rekabet avantajı kazanmasını hedefler.

TSRS, iki temel standarttan oluşur:

TSRS 1- Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler: Şirketlerin yönetişim, strateji, risk yönetimi ve performans metrikleri başlıkları altında sürdürülebilirlikle ilgili finansal bilgilerini sistematik bir şekilde açıklamasını düzenler.

TSRS 2- İklimle İlgili Açıklamalar: İşletmelerin iklimle ilgili risk ve fırsatlarını detaylandırmasını ve bu etkilerin finansal performansa yansımalarını raporlamasını zorunlu kılar.

2025 itibarıyla, KGK tarafından belirlenen kapsamdaki işletmeler, bir önceki yıla ait verilerle sürdürülebilirlik raporlarını hazırlamakla yükümlüdür. TSRS, şirketlerin ulusal ve uluslararası raporlama gerekliliklerini karşılamasına yardımcı olurken, uzun vadeli değer yaratma süreçlerini de destekler.

CSRD (Corporate Sustainability Reporting Directive- Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi)

Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD), Avrupa Birliği tarafından geliştirilmiş, şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını daha kapsamlı ve standartlara uygun bir şekilde raporlamalarını zorunlu hale getiren bir düzenlemedir. CSRD'nin temel amaçları arasında, şirketlerin sürdürülebilirlik konularında daha şeffaf olmalarını sağlamak, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleriyle uyumlu hale gelmelerini teşvik etmek ve sürdürülebilir finansmana katkıda bulunmak yer almaktadır.

CSRD, finansal olmayan bilgilerin raporlanmasını zorunlu kılarak, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performanslarını detaylı bir şekilde analiz etmelerini ve paydaşlarına sunmalarını gerektirir. CSRD, şirketlerin kendi operasyonlarının yanı sıra değer zincirleri üzerindeki etkilerini de ele almalarını zorunlu hale getirmiştir. Böylece şirketler, karbon emisyonlarından enerji tüketimine, insan haklarından çalışanların gelişimine kadar geniş bir yelpazede veri toplayıp, bu verileri standartlaştırılmış formatta raporlamakla yükümlüdür.

CSRD, şirketlerin ESG hedeflerini daha etkili bir şekilde belirlemelerine, uygulamalarını güçlendirmelerine ve yatırımcılarla daha güçlü bağlar kurmalarına katkıda bulunur.

IR (Integrated Reporting - Entegre Raporlama)

Entegre raporlama, şirketlerin finansal ve finansal olmayan performansını tek bir çerçevede ele alarak uzun vadeli değer yaratma süreçlerini şeffaf bir şekilde ortaya koyan bir raporlama yöntemidir. Geleneksel finansal raporlamanın ötesine geçen bu yaklaşım, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) faktörlerini de kapsayarak şirketlerin stratejilerini, iş modellerini, risklerini ve fırsatlarını paydaşlarına daha kapsamlı bir şekilde aktarmalarını sağlar.

Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi (IIRC) tarafından geliştirilen çerçeve, bir şirketin değer yaratma sürecini altı ana sermaye üzerinden değerlendirmeyi önerir: finansal sermaye, üretim sermayesi, doğal sermaye, insan sermayesi, sosyal ve ilişkisel sermaye ile fikri sermaye. Bu çerçeve, şirketlerin yalnızca geçmiş performanslarını değil, aynı zamanda gelecekteki hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmak için planladıkları stratejileri de paylaşmasına olanak tanır.

Entegre raporlama, finansal ve finansal olmayan unsurları bir araya getirerek şirketin değer zincirini bütüncül bir bakış açısıyla ele almasını ve tüm paydaşlarıyla şeffaf bir şekilde paylaşmasını sağlar; bu sayede tüm paydaşlar için çok yönlü bir değerlendirme  sunarken, stratejik karar alma süreçlerini destekler ve risklerin yanı sıra fırsatların da daha etkin yönetilmesine katkıda bulunur.

Greenlife Danışmanlık olarak, sürdürülebilirlik raporlaması süreçlerinde ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterlerine uygun kapsamlı analiz ve raporlama hizmetleri sunuyoruz. Ulusal ve uluslararası standartlara tam uyum sağlamanızı destekleyen uzman ekibimiz, şirketinizin faaliyetlerini ve sektörel dinamiklerini dikkate alarak sürdürülebilirlik performansınızı en iyi şekilde yansıtan raporlar hazırlamanıza yardımcı olmaktadır.

Let’s Start Today!

for a sustainable future..

Sürdürebilir bir gelecek için bilgilerinizi iletin sizinle iletişime geçelim.

Lütfen Gizlilik Politikası metnini kabul ettiğinizi onaylamak için kutucuğu işaretleyiniz.